Haziran 4, 2009 - Eğer... Can Yücel |
| Eger | | . | O kadar da önemli degildir birakip gitmeler, arkalarinda doldurulmasi mümkün olmayan bosluklar birakilmasaydi eger.
Dayanilmasi o kadar da zor degildir, büyük ayriliklar bile, en güzel yerde baslatilsaydi eger.
Utanilacak bir sey degildir aglamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyasi eger
Yüz kizartici bir suç degildir hirsizlik, çalinan birinin kalbiyse eger.
Korkulacak bir yani yoktur asklarin, insan bütün derilerden soyunabilseydi eger.
O kadar da yürek burkmazdi alisilmis bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydi eger.
Daha çabuk unuturdu belki su sizdirmayan sarilmalar, kara sevdayla sarip sarmalanmasalardi eger.
Belirsizlige yelken açardi iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardi eger.
Çabuk unutulurdu islak bir öpücügün yakici tadi belki de kalp, gögüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eger.
Yerini baska seyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylasilmasaydi eger.
Düslere bile kar yagmazdi hiçbir zaman, meydan savaslarinda korkular, aski agir yaralamasaydi eger.
Su gibi akip geçerdi hiç geçmeyecekmis gibi duran zaman, beklemeye degecek olan gelecekse sonunda eger.
Rengi bile solardi düslerdeki saçlarin zamanla, tanimsiz kokulari yastiklara yapisip kalmasaydi eger.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamini yitirirdi, yasanilasi her sey yasanmis olsaydi eger.
O kadar da çekilmez olmazdi yalnizliklar, son umut isigi da sönmemis olsaydi eger.
Bu kadar da isitmazdi belki de bahar günesleri, her kaybedisin ardindan hayat yeniden baslamasaydi eger.
Kahvaltidan da önce sigaraya sarilmak sart olmazdi belki de, dev bir özlem dalgasi meydan okumasaydi eger.
Anilarda kalirdi belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eger.
Uykusuzluklar yikip geçmezdi, kisacik kestirmelerin ardindan, dokunulasi ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydi eger.
Issiz bir yuva bile cennete dönüsebilirdi belki de, sicak bir gülüsle isitilsaydi eger.
Yoksul düsmezdi yillanmis sarap tadindaki siirler böylesine, kulagina okunacak biri olsaydi eger.
Inanmak mümkün olmazdi her askin bagrinda bir ayrilik gizlendigine belki de, kartvizitinde 'onca ayriligin birinci dereceden failidir' denmeseydi eger.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payini almasaydi eger.
Issizliga teslim olmazdi sahiller, Kendi belirsiz sahillerinde amaçsiz gezintilerle avunmaya kalkmamis olsaydin eger.
Sen gittikten sonra yalniz kalacagim. Yalniz kalmaktan korkmuyorum da, ya canim ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarina, mazilerinde görkemli bir yasanmisliga taniklik etmis olmasalardi eger! ! | | . | | Can Yücel |
|
|
|
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
Nisan 3, 2009 - Bu Gece Aglayacagim... |
Birazdan aksam olacak bitanem
Yalnizlik aç kurtlar misali Üstüme çullanacak. Ben çaresizlik içinde Sana teslim olacagim Kör sagir gecelere tutsak Sana mahkum yasayacagim Özlemin devlesecek içimde Yüregim titreyecek Ellerim soguyacak sensizlikten Dudaklarimdan, sarkimiz dökülecek Yarim yamalak, bir kez daha Seni sensiz yasayacagim...
Bu gece aglayacagim sevgilim Hangi saatte bilinmez Kendimi bir kenara çekip sorgulayacagim. Ne yapmak istiyorsun, böyle nereye gidiyorsun deyip, Biraz da çatacagim. Hatirladikça seni Sevdan kokacak evimin her yani. Sensizligin çaresizligi çökecek Kan gibi yüregime Kahredecek yoklugun beni milyon kere...
Bu gece aglayacagim sevgilim Sen de benimle aglayacaksin Uzaklarda bir yerlerde Biliyorum, biliyorum ki Yüregin yüregime degecek. Aynaya baktigimda Hep ben yerine sen olacaksin. Adini bile bilmedigim bu duygular için Sen de, sen de benimle aglayacaksin...
|
| • 2 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
Nisil 20, 2009 - inatla... |
sen gelince aklıma ansızın duru verir kalbim gözlerim titremeye başlar umutsuzca..... sen gelince aklıma zaman akışını değiştirir tersine akmaya başlar acımasızca...... sengelince aklıma mevsimler bile değişir sam yelleri eser yüreğimde pervasızca...... sen gelince aklıma sen varya sen.... daha çok sevmek geliyor seni içimden İNATLA........ BİRGÜN HEPTEN GİDECEKSİN BİLİYORUM BUNLAR BENİ ALIŞTIRMALARIN ANLIYORUM YOKLUĞUN ÖYLE DAYANILMAZ VE ACIKİ ARTIK OLMADIĞIN HERGÜN KAN AĞLIYORUM YA HİÇ OLMAZSAN DİYE ÇOK KORKUYORUM SENSİZLİĞİ DÜŞÜNMEK ÖLÜMÜ BEKLEMEK GİBİ HA GELDİ HA GELECEK DEMEKSE ÇİN İŞKENCESİ HASRETİN BOĞUYOR SENSİZ NEFES ALAMIYORUM SENSİZ GEÇEN HERGÜNÜME KAHREDİYORUM VE ASIL SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM. |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
Mart 3, 2009 - VARLIGINA ESARET |
VARLIGINA ESARET ozgurluk bir gizli esarettir bedeli odenmeyince yoklugun cehennem… yoklugun caresizlik gel acilarla yoldaslik eden yuregime dokun bedelini odedim mutluluklarin kokundan uzak kalmak bilsen nasil bir yokluk sen yoksan ben renksizim isik oyunlarda gunessiz kaldim gel parmaklarinin ucuyla tenimde gundogumlari yarat dudaklarim sevinci soylemeye ozlemli gel isminle ilani asklar yaratsin ruhum gel gittigin issizliklardan safaktan sonra gel ya da ayisiginin geceyi sarmaladigi anda bilinmezlikler icindeki tek nefes gibi sessizligin icindeki tek hece sevdamin anlamina kosan gizemlerin toplami gibi islanmişligima aldirmadan sadece sana vurgunlugumun sirimsiklakligini dusunmek icin ani bir yagmur sirasinda gel istersen en yuce olanin yüreğinde titreten ruhumun derinligini senin gelisin olsun kutsala edilen secde misali sevda sozleriyle oksayabilmek icin tenini… gel tenindeki her hucreden ruhunun her rengini sevdanin en arzulu sevismesidir bu yani ellerini tutabilmek ve saclarina nefesimle dokunabilmek bir sabaha senin bakisinla uyanmak icin… gel yasamanin en tatli anlami bu gel ki… sende bulayim bulmak istedigim herseyi yani sende… sevdanda.. varliginda seni seviyorumlari dudaklarindan yudumlarken nefesini dudaklarinin ustune yangin izleriyle kazimak icin gel… gel de hasretlerini serp tutkularima ....
Gassan SATAR |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
Adını yıldızlara yazdım gönlüme kazıdım ve YILDIZIM diyorsan varsa bir ışığım senin sevgindir parlayan...





 Counters
|
.
.
.

S. Valentine images